Etiketler

, ,

Türkan Saylan’ın bir konuşmasını dinlemiştim, “Tanrı ya teşekkür ediyorum, bana bu kadar güzel şeyler yapma fırsatı verdiği için” demişti. Ne güzel bir teşekkür, ne kadar içi dolu bir minnet..Ölümünden kısa bir süre önce de “ bana düşen bütün görevleri yerine getirdim, ölüme hazırım” dediğini okumuştuk gazetelerden. “Bana düşen bütün görevleri yerini getirdim.” Görevler? Kaçımız görev bilinciyle yaşıyoruz? Kaç insan ölümü böyle bir tatmimkarlıkla karşılar?

Türkan Saylan’ı bana çağrıştıran, Rick Warren’ın dinlediğim konuşması oldu. Kendisi bir papaz. Yazdığı bir kitapla hayatı tamamen değişmiş. Kitabının adı “The Purpose Driven Life” (Amaç Odaklı Yaşam). Henüz kitabını okumadım, ilk fırsatta okumayı düşünüyorum.

Rick Warren konuşmasında, insanoğlunun kendine sürekli sorduğu, cevabında hep tereddüt ettiği o önemli soru üstünde duruyor. Neden buradayım? Hayatımın amacı ne? Ben neden varım?

Sorular size de tanıdık geliyor mu?

Bir arkadaşım hayatından yakınırken şunları söylemişti: “Sabah uyanıyorum, işe gidiyorum, çalışıyorum, öğlen oluyor, yemek yiyorum, çalışıyorum, çalışıyorum, çalışıyorum, arada bir kahve içiyorum, akşam oluyor, mesaiye kalmazsam eve geliyorum, yemek yiyorum, mayışıyorum, uyuyorum. Aldığım eğitim bunun için miydi? Hayatım çok amaçsız ve anlamsız geçiyor.”

Peki bu günlük rutin arasında ki deli sorular sizinde aklınıza geliyor mu?

Rick Warren HER insanın kendisini ANLAMLI, ÖNEMLİ, AMAÇ SAHİBİ hissetmek istediğini söylüyor. Ancak bu duygulara sahip olan insanın, hayatından tatmin olabileceğini düşünüyor.

Peki nasıl?

Kendimizi nasıl anlamlı, önemli ve amaç sahibi hissedebiliriz? İyi görünerek, iyi bir statüye sahip olarak, çok paralar kazanarak mı?

Rick Warren sihirin “İYİ BİRİ OLMAK ve en önemlisi İYİLİK YAPMAK” ta saklı olduğunu söylüyor.

Aklıma Türkan Saylan’ın hayatının,  hayatına duyduğu minnetinin ve ölüm karşısında ki hazır duruşunun gelmesinin nedenini sanıyorum ki anladınız.

Tatminsizlik, galiba çağımızın en büyük sorunu. Belki bu tatminsizliğin farkına varmak, bu sorunu çözmekte ki ilk adım olabilir. Size kendinizi mutsuz hissettiren şey; yaşadığınız olaylar ve ya bulunduğunuz konumdan öte, yaşadığınız ruhsal boşluk olabilir.

Belki biraz bunun üstüne düşünebiliriz.

Tüm hırslarımızı, korkularımızı, zaaflarımızı bir kenara atarak..

Herhangi birine ya da kendimize küçük bir iyilik yaparak..

Güzel şeyler yapma fırsatı verdiği için Tanrı’ya teşekkür edebilmeyi dileyerek..