Etiketler

, , , , , , , ,

Adam uyandı. Hava yağmurlu. Havadaki yağmur ne giyeceği için önemli. Ne hissedeceği için önemli değil. Adamın içi güneşli. Giyindi, parfüm sıktı. Parfüm bitmiş. Parfümü zorladı. Parfümden tık yok. Aybaşı gelince alırım diye düşündü, adam mutlu. Evden çıktı. Otobüste kendine bir yer buldu, gazetesini okumaya başladı. Bu haftanın yağmurlu olacağı yazıyordu gazetede. Hafta sonu olacak olan konser haberine sevindi. Hoşlandığı İnce Bilekli Bayan ile bu konsere gidebilirdi. Bir çocuk sesiyle irkildi. “Baba, bana ne zaman bisiklet alacaksın?” Baba cevap verdi. “Sana bisiklet almayacağım, çünkü daha önce aldım. Bisikletine kilit takman gerektiğini, sana kaç kere söylemiştim, beni dinlemedin, bisikletini çaldırdın.” Çocuk özür diledi, baba söylediği cümleleri değişik versiyonlarla tekrarladı, çocuk sustu.

Adam, kendi çocukluğunu hatırladı. Babasının, onu sürekli suçlamasını, her hatasını yüzüne vuruşunu, her durumda özgüvenini kırışını..

Otobüsten indi, iş yerine geldi. Masasına oturdu. Otobüsteki çocuğu, kendi çocukluğunu unuttu. Hoşlandığı İnce Bilekli Bayan’ı aradı gözleri, göremedi. İşlerine göz atmaya başladı. Müdürü yanına geldi “dün verdiğim işi, bu akşama kadar bitirmen lazım, yavaş çalışıyorsun” dedi. Şu ana kadar her işi zamanında yetiştirmişti. Söylenene anlam veremeden, emri kabul etti.

Boş Laflar Eden Arkadaş’ı, öğlene doğru yanına geldi. “Seninkini gördüm, bizim katta çalışacakmış bugün” dedi.  Adam konuyu değiştirmeye çalıştı. Boş Laflar Eden Arkadaş devam etti “Oğlum bu işler böyle uzatmaya gelmez, kaparlar kızı. Biraz harekete geç, daha önce ne oldu? Bu ağırdan almaların yüzünden bir ilişkin bitti. Hızlı olacaksın oğlum, hızlı.”

Daha önce ne olmuştu? Adam düşündü. “Eski Sevgili” ile ayrılmalarına sebep olan bazı olaylar yaşanmıştı. Bunun sebebi onun “Hızlı” olamamasıyla mı alakalaydı? Belki de alakalıydı. Babası da onu hep tembellikle suçlardı. Müdürü “yavaş çalışıyorsun” dedi. Boş Laflar Eden Arkadaş “hızlı olacaksın” dedi.

Çalışmaya devam etti. Aklına bin bir türlü şey geldi, aklından nefret etti. Ayakta tutmaya çalıştığı özgüveni yerle bir oldu. Dünya ona dar, o dünyaya fazlaydı sanki.

Mesai bitti, işi bitmedi. Müdürü sabah erken gelmesini ve daha hızlı çalışmasını söyledi. İş yerinden çıktı.

Çıkışta konsere davet etmeyi planladığı, Hoşlandığı İnce Bilekli Bayan’ı beklemedi. Konser fikri saçmaydı. Daha sonra yemek teklif ederim diye düşündü.

Yağmur canını sıktı, durağa doğru “hızlı, hızlı” yürüdü. Terlemişti. Parfümünün bile olmadığını hatırladı. Sonra aybaşına daha çok olduğunu..Sonra havanın yarın da yağmurlu olacağını..Canı iyice sıkıldı.. Dünya ona dar, o dünyaya fazlaydı.

Bazen yaşananlar ve deneyimler tuzak olabiliyor hayatlarımıza.

Bazen çevremizde Boş Laflar Eden İnsanlar da olabiliyor.

Ve algımız değiştiğinde hayatımız değişiyor!

Çevreni ve beynini, senin motivasyonunu engelleyecek her şeyden uzaklaştırmayı öğren.

Bomboş bir odada söylediğin şarkı, eşyalarla dolu bir odadakinden çok daha güzeldir.

Boşalt beynindekileri, inancını kırmaya çalışanları uzaklaştır hayatından, hayallerinden..

Unutma ki,  hayatın inançlarından ibaret!