Etiketler

, , , ,

sinirlari-kafanda-sen-ciziyosun

Rivayete göre Buda, bir meditasyon sırasında tarifsiz bir deneyim yaşar ve bundan oldukça etkilenir. Dönemin bilgelerinin heyecan ile bahsettiği aydınlanmayı tecrübe etmiş olabileceği konusunda meraklanıp bunu hocasına sorar:  “Meditasyon sırasında müthiş bir şey yaşadım. Zihnim öylesine saf ve berraktı ki bu yalnızca bir Tanrı deneyimi, aydınlanma hali olabilir, bunu daha önce hiç yaşamadım. Aydınlanma yaşamış olabilir miyim?”

Hocası: “Evet. Artık aydınlandın. Sen de bilgeler arasına dahil oldun. Artık bir bilge gibi şehir şehir gezip insanlara bu deneyimi anlatmalısın. Derhal öğretmeye başlayabilirsin.  Buda, hocasının bu sözlerini duyunca içinde bir tür memnuyetsizlik hissetti. Belki de uzun zamandır duymayı beklediği sözleri duymuş, yaşamak istediği bu yüce deneyimi yaşamıştı. Fakat kendisini bir yerlerde “tamamlanmış” hissetmedi. Uzun zamandır yaşadığı süreç, an itibariyle bir sonuca bağlanmıştı. Belki de, aydınlanmayı beklemek, aydınlanmaktan daha güzeldi. O’na göre; “bir yere varmak” aydınlanmış olmanın getirdikleri arasında değildi. Buda hocasının bu teklifini kibarca reddetti, ve kendi içine, sessizliğine geri dönmeyi tercih etti.

Enteresandır ki, çoğumuz yolun sonuna odaklanırız. Fakat unuturuz ki her son, en nihayetinde yeni bir sürece dahil olur. Her son, içinde bulunduğu sürecin içinde eriyip, gider.Dolayısıyla hayat, yolun sonunu beklemekten değil, yolun kendisinden keyif almaktan ibarettir.

Sadece sonuca odaklı yaşamak, kendini sınırlandırmana sebep olur. Hayatın sana getirdiklerini farketme gücünü elinden alır. Hayal gücünü, yapabileceklerini limitlendirir. Hayatın akışını hissetmene engel olur.

Ve en kötüsü “Ya beklediğim son olmazsa?” sorusu seni içten içe bitirir. Adım atmanı engeller. Çünkü sen de biliyorsun ki istediğin son, belirli bir sürece ihtiyaç duyuyor. Süreci olağanca haliyle kabul etmek, getirdiklerine açık olmak, süreçten keyif almayı bilmek en önemlisi. Sonucu zaten gelecek, o da yeni bir süreçte eriyip gidecek..Sana kalanlar, süreç içerisinde yaşadıkların olacak.

Eğer süreçten keyif almayı öğrenirsen, sonuca muhtaç olma durumun ortadan kalkacak.  İnsan ancak, muhtaç olduğu şeyin olmamasından korkar. Muhtaç olmadığın için, korkmaktan da vazgeçeceksin.

Kendine sınırlar koyarak, hayallerini erteleme.

Yaşadığın tüm sonlar, onu kapsayan süreçlerin eseri, süreçleri de nasıl yaşayacağın senin elinde.