Etiketler

, , , , , ,

sait

“Söz vermiştim kendi kendime; yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kâğıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım.”

 

Bu cümleler Sait Faik’e ait.

Bende bir kaç saattir son cümlesini düşünüyorum.

“Yazmasam deli olacaktım.”

İnsanın rahatlama yöntemi olarak sadece bir kâğıt ve kaleme ihtiyaç duyması ne muhteşem bir şey. “Onunla konuşmasaydım”, “Bu ilacı içmeseydim”, “Şu tatile çıkmasaydım” demiyor büyük üstad. Diyor ki “yazmasam delirecektim”. Öperek şükranlık beslediği, teşekkür ettiği “O kişi” “ Bu ilaç” ya da “ Şu tatil” değil. Sadece kalemine minnettar o. Kalemi kahramanı onun, yazmasını sağlayan daimi dostu.

Ve ne çok güveniyor kalemine. Muhteşem hikayeleri, harika tasfirleri, ağdalı cümlelerinden bahsetmiyorum. Sadece ‘yazma’nın gücüne inanıyor Sait Faik, yazacak ve bitecek sanki. Yazınca unutacak derdini tasasını, annesine duyduğu özlem azalacak, hakkında açılan dava kapanacak.

“Ben bayrakları değil, insanları severim” diye yazacak, yazınca unutacak sevmeyi bilmeyen insanları, unutacak ayırımcılığı, soykırımları, gördüklerini, duyduklarını.

O, eşitliği savunacak, yazdıkça öfkesi azalacak. “Dünyayı güzellik kurtaracak, bir insanı sevmekle başlayacak her şey” diyecek. Yazarken umutlanacak, yazdıkça barışa dokunacak.

Deliliğe giden kısacık yol uzayacak, akıllı kalma süresi artacak.

Sait Faik yazacak, yazarken sular serpilmeye başlayacak yüreğine, özlediği kadının kokusu kaplayacak odayı, o kokuyla yeniden hayat bulacak solmuş çiçeği, çocuklar gibi sevinecek..

Sen sever misin yazmayı? Yazmanın büyüsünü keşfedenlerden, içinde ki kahramanları yaşatanlardan mısın? Senin de ilacın mı yazmak? Yazdıkça rahatlar mısın sende?

Eğer hiç denemediysen, ya da hemen pes ettiysen, bir hazinenin kilidini elinde tutuyor olabilirsin şu an. Yazmak, kendine giden en verimli yollardan bir tanesiyken, sence de denemeye değmez mi?