Etiketler

, , , ,

Kendinizle baş başa kalmak sizi mutlu ediyor  mu? Kalabalığa ve gürültüye uzun süre katlanamıyor musunuz? Havadan sudan konuşmayı sevmiyor, derin sohbetler mi arıyorsunuz? Hayalini kurduğunuz tatil, sessiz sakin bir koyda gölgede kitap okumak mı?

Bu sorulara cevabınız evet ise, içe dönük kişilik yapısına sahip olabilirsiniz. Bugün içinde bulunduğumuz dünya , insanlarla iç içe olmayı seven, girişken, cüretkar, dışa dönük kişilikleri onaylıyor ve destekliyor. Sosyal, atılgan ve sahne spotları altında kendini rahat hissedenler yüceltilirken sessizce dünyayı değiştiren içe dönükler hak ettikleri değeri bulamıyorlar ne yazık ki.

Susan Cain, Amerikalı bir araştırmacı yazar. Kendisi de içe dönük bir insan olarak içe dönük insanlarla ilgili araştırma ve makaleleri inceledi ve çalışmasını kitaplaştırdı: Quite: The Power of Introverts In a World That Can’t Stop Talking,  ‘Sessizlik: Hiç Durmadan Konuşulan Dünyada İçe Dönük Kişilerin Gücü’. Buna göre içe dönük tipler az sayıda kişi ve uyaran bulunan, sessiz ortamlarda rahat ediyor. Oysa dışa dönük bireyler etraflarında ne kadar çok uyaran varsa o kadar rahat hissediyor. İçe dönüklüğün anti-sosyal olmaktan farklı olduğuna dikkat çeken Cain, içe dönüklerin değişik şekillerde sosyalleştiğini söylüyor. Bu sebeple, kalabalık bir doğum gününde kendini iyi hissetmeyen birinin, en yakın arkadaşıyla yalnız başına muhabbet ederken mutlu olması çok doğal. Utangaçlık ise bambaşka bir duygu ve içinde sosyal ortamlarda beğenilmeme korkusunu barındırıyor. Utangaçlık bir rahatsızlık hissiyken içe dönük kişiler bu özellikleri sebebiyle rahat ediyor.

Susan Cain’e göre, sınıflar dışa dönük öğrencilerin daha rahat edeceği şekilde tasarlanıyor. Özellikle son yıllarda okullarda giderek yaygınlaşan ve faydalı olduğu düşünülen grup çalışmaları herkes için aynı derecede verimli değil. ABD’deki son araştırmalar her iki kişiden birinin içe dönük kişilik özelliği gösterdiğini ama bunların dışa dönükmüş gibi davranmaya çalıştığını ispatlıyor. Sebebi aile ve öğretmenlerin içe dönük çocukları daha aktif olmaya zorlamaları. Oysa uzmanlara göre ebeveynlere düşen görev, çocuklarını sosyalleşmeye zorlamayıp verimli ve yaratıcı olabilecekleri sakin ortamlar yaratmak.

İçe dönüklerin iyi liderler olamayacağı toplumsal olarak yerleşmiş yanlış kanıların başında. Çalıştığı kişilere saygı gösteren, dinleyen ve ani kararlar almaktan kaçınan içe dönük bireyler aslında uzun vadede daha başarılı oluyor. Gandhi, Rahibe Teresa ya da Bill Gates gibi tarihe adını yazdırmış isimlerin içe dönükler olması da bu iddiayı kanıtlıyor. İçe dönüklerin yaratıcılıktan uzak oldukları da yanlış bir düşünce. Cain’e göre yalnız kalmaları ve sakince üretmelerine izin verilirse çok yaratıcı işler ortaya koyabiliyorlar.

Son olarak bir kaç örnekle özetlersek; kendini konuşarak değil yazarak daha iyi ifade ediyorsan, grup çalışmalarından çok bireysel çalışmalarda başarılıysan, kolay konsantre oluyorsan, aynı anda birden çok konuyla ilgilenmekten hoşlanmıyorsan, gürültülü ve kalabalık ortamlar yerine sakin ve sessiz ortamlarda rahat ediyorsan, konuşmak yerine dinlemeyi seviyorsan, ısrarcı değil yumuşak başlıysan sen de içe dönük kişilik yapısına sahip olabilirsin.